Posted by: karaelbise on: Kasım 4, 2009
İşyerinden apar topar çıkıp öğlen tatilinin kırk dakikasını alışveriş merkezinde hızla ayakkabı bakacağız.
Bir yandan rejim, bir yandan koşuşturma, yorgunluk hissi yoğun ama alışveriş kokusu iştah açıyor ve heyecanla nine west’e giriyoruz daha bir iki çift bakarken elektrik gidiveriyor. Bundan korktuğumu bilmiyordum, Ada’ya yapışıyorum. Biraz sakinleştikten ve jeneratör çalışmaya başlayınca üç çift ayakkabı denemiş oluyor Ada. Gösterdiğim parlak gri disko topuna andıran burnnu açık ayakkabıya prim vermiyor. Halbuki ne kadar havalı…
Aaa bu ayakkabının aynısı şirkette şunda var, diğeri bunda var diye sayıyorum. Bana göre pek değil burası, aldıklarım genellikle frapan oluyor… Diğerleri herkesin ayağında ve Çin malı. Pek bir değeri yok aslında ayrıca yüksek fiyatlara satılıyor en iyisi indirimden almak…Ayakkabılara karar vermeye çalışan Ada’ya hangisine aşık oldun diye sorarken erkek satıcı şaşırıyor. Hiçbirine diyor o zaman aşk olmadan evlilik olmaz deyip çıkarıyorum mağazadan.
Ada ama beğenmiştik diye hayıflanırken Hotiç’e dalıyoruz. Tüm ev kadınları sebze alışverişleri yanlarında ayakkabı deniyorlar. Öğlen tatilindeyiz demek istiyoruz ama az sayıdaki satıcıların pek umrunda değil tabii… Süet lacivert ayakkabıyı beğeniyoruz. Ama çıkıyoruz gene.
Ayakkabılar pahalı buluyorum benim gibi alışverişkolik bile ifla olabiliyor demek. Herry’e katalogta beğendiğim gömleği sormak için giriyoruz ve henüz gelmedi herkes soruyor cevabını alıyoruz. Kendimizi diğer ürünlerde kaybediyoruz. Ayakkabı modellerinden sonra buradaki şıklık ve çeşitlilik alışveriş güdümüzü tetikliyor. İşe dönmek için çıkıyoruz ama aklımız Herry’de kalıyor.
Ada’ya seni farklı bir ayakkabıcıya götüreceğim acele etme diyorum…Ama güzeldi diyor sen de beğenmiştin diyor. Acele etme…